Skip Navigation?
 

 

 

Vergi Uygulamaları

 

Sektörel Vergiler ve Fonlar

Doğrudan Vergiler - Gelir Vergisi
- Kurumlar Vergisi

Dolaylı Vergiler - Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV)
- Yangın Sigorta Vergisi (YSV)
- Katma Değer Vergisi (KDV) – muaf
- Damga Vergisi – muaf

Fonlar - Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu
- Garanti Fonu

Gelir Vergisi Sigortacılık ile ilgili Gelir Vergisi Kanunu hükümleri özellikle vergi tevkifatı ve sigorta aracılarının ve sigortalıların vergilendirilmesinde uygulama alanı bulmaktadır.

Sigorta şirketleri, Kanunun 94. maddesine göre, aşağıda belirtilen işlemlerinden gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadırlar: -

Çalıştırdıkları personele yapılan ödemelerden
- Serbest meslek erbaplarına yapılan ödemelerden
- GVK’nun 70. maddesinde yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden
- GVK’nun 94/6.maddesine göre dağıtılan kar paylarından
- Sigorta eksperlerine ödenen ücretlerden

Kanunun 75. maddesi 2. fıkrasına aşağıdaki 15 numaralı bent eklenerek, emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından yapılan bu ödemeler menkul sermaye iradı sayılmıştır:

Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından;

a) On yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan ödemeler (94 üncü maddeye göre %15 tevkifat)

b) On yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile diğer sandık ve sigortalardan on yıl süreyle prim veya aidat ödeyenlere ve vefat, malüliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler (94 üncü maddeye göre %10 tevkifat)

c) Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, malüliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler (94 üncü maddeye göre %5 tevkifat)

Kanunun 89. maddesinde ise, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden hangi indirimlerin yapılabileceği sayılmıştır. Buna göre, beyan edilen gelirin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için beyan edilen gelirin %5’ini) ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları indirilebilir (Sigortanın Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim ve katkı tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarlarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin ve çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim ve katkı payları kendi gelirlerinden indirilir).

Şahıs sigorta primleri ile BES katkı paylarının ücret matrahından indirimine ilişkin Maliye Bakanlığı açıklaması için tıklayınız.

Gelir vergisi mükellefi, geliri elde eden gerçek kişilerdir. Vergi kural olarak, vergi mükellefinin beyanına göre tarh edilir. Tüm kazanç ve iratlar vergi beyannameleri ile bildirilir.

Gelir vergisi tarifesi artan oranlı bir tarife tipi olup, Gelir Vergisi Kanununun 103. maddesinde yer alan vergi tarifesine göre, %15, %20, %27 ve %35 olmak üzere artan oran üzerinden hesaplanmaktadır.

Kurumlar Vergisi

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1. maddesinde Kurumlar Vergisi Mükellefleri sayılmıştır. Buna göre sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları Kurumlar Vergisi mükellefidir. Bu durumda sigorta şirketleri, ister Anonim Şirket statüsünde ister kooperatif statüsünde kurulsun Kurumlar Vergisi mükellefi olup bir hesap dönemi içinde elde ettikleri kazançlar Kurumlar Vergisine tabidir. Hukuki statüleri gereği Kurumlar Vergisine tabi olan sigorta şirketleri, bu özellikleri itibariyle Kurumlar Vergisi Kanunu ve ilgili tüm yasal düzenlemelere uymak zorundadırlar.

Sigorta şirketlerinin kurumlar vergisi ile alakalı olarak, diğer şirketlerden en önemli farkı, faaliyetleri sonucu kar ya da zararın tespitine yönelik indirilebilecek giderlerinden kaynaklanmaktadır. İndirilebilecek sigorta teknik karşılıkları Kurumlar Vergisi Kanunu’nun İndirilecek giderler başlıklı 8. maddesinde gösterilmiştir. Bunlar muallak hasar ve tazminat karşılığı, kazanılmamış prim karşılıkları,deprem hasar karşılığı ve hayat matematik karşılıklarından ibarettir.

Söz konusu Kanunun 8 inci maddesinde kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek muallak hasar ve tazminat karşılıklarının tanımı “Muallak hasar ve tazminat karşılıkları; tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş hasar ve tazminat bedelleri veya bu hesap yapılmamışsa hasar ve tazminatın ve bunlarla ilgili tüm masrafların tahmini değerleri ile gerçekleşmiş, ancak rapor edilmemiş hasar ve tazminat bedelleri ve bunlara ilişkin masraflardan, reasürör payı düşüldükten sonra kalan tutar ile saklama payına isabet eden muallak hasar karşılığı yeterlilik farklarından oluşur” şeklinde yapılmıştır. Buna göre, herhangi bir ihbar süresi sınırlaması olmaksızın, gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş hasar ve tazminat bedellerinin tamamı kurumlar vergisi matrahından indirilecektir.

Ayrıca, Hazine Müsteşarlığı’nın geçmiş 5 yılda ayrılan muallâk hasarların gerçekleşen tutarlarına oranının %90’ın altında kalması halinde, ilave olarak ayrılmasını istediği “muallak hasar karşılığı yeterlilik farkı da kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.

Aynı maddede, “Deprem hasar karşılıkları; yangın ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem teminatı karşılığında alınan ve şirketlerin kendi saklama paylarında kalan primlerin 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanununun 25 inci maddesi uyarınca hesaplanan kısmı ile önceki hesap dönemlerinde ayrılan karşılıkların yatırıldığı fonların gelirleri toplamından oluşur. Deprem hasar karşılığı hesabına intikal ettirilen primler, bu Kanunun uygulamasında kazanılmamış prim karşılığı hesaplamasına konu edilmez” hükmü de yer almakta olup, deprem hasar karşılıkları da kurumlar vergisi matrahından indirilecektir. Deprem hasar karşılıklarının gider kaydına ilişkin bu düzenleme ile birlikte sigorta mevzuatına paralel olarak deprem hasar karşılığı hesabına intikal ettirilen primler üzerinden kazanılmamış prim karşılığı hesaplamasına izin verilmemiştir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir husus, söz konusu maddenin son bendinde bulunan genel ifadenin deprem hasar karşılıkları için de geçerli olduğudur. Bu bentte “Bir bilânço döneminde ayrılan sigorta teknik karşılıkları, ertesi bilânço döneminde aynen kâra eklenir” hükmü yer almaktadır. Bilindiği üzere deprem hasar karşılıkları 15 yıllığına ayrılmakta ve bu süre boyunca da aktifte tutulmaktadır. Ancak yapılan düzenleme ile 15 yıllık bir vergi ertelemesi söz konusu değildir. Sigorta şirketlerinin kurumlar vergisi matrahının tespiti için yapılan hesaplamalarda bir yıl gider yazılan karşılıkların ertesi yıl gelire intikal ettirilmesi gerekmektedir.

8. maddede, kazanılmamış prim karşılıkları; yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri için tahakkuk etmiş primlerden, komisyonlar düşüldükten sonra kalan tutarın gün esasına göre bilânço gününden sonraya sarkan kısmından, aynı esasa göre hesaplanan reasürör payının düşülmesinden sonra kalan tutar olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu tutar, nakliyat emtia sigortalarında, yıllık primin komisyon düşüldükten sonraki tutarından şirketlerin kendi saklama paylarında kalanının % 25'ini geçemez. Kazanılmamış prim karşılığının gün esasına göre hesaplanması mümkün olmayan reasürans ve retrosesyon işlemlerinde 1/8 yöntemi uygulanabilir.

5520 sayılı Kanun'un “Yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu” başlıklı 34. maddesinde yapılan düzenleme ile; sigorta şirketlerince matematik karşılıkların yatırıma yönlendirilmesinden elde edilen kazançlar üzerinden yapılan tevkifatların kurumlar vergisinden indirimine imkan sağlayan parantez içi hükmü getirilerek bu konuda uygulamada yaşanılan karışıklıklara açıklık getirilmiştir.

Kurumlar vergisi beyannamesi her yıl Nisan ayının 15. günü akşamına kadar verilmektedir. Ödeme ise beyannamenin verileceği ayın sonuna kadar yapılır. Kurumlar Vergisi oranı kurum kazancının % 20'sidir.

Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV)

6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28. ve sonraki maddelerinde BSMV düzenlenmiştir. Söz konusu verginin yükümlüsü sigorta şirketleri olup, katma değer vergisinde olduğu gibi bu bir ara yükümlülüktür ve vergi netice itibari ile hizmetlerden yararlanan kimselere yansıtılmaktadır. 6802 sayılı Kanunun 28. maddesine göre, “Banka ve sigorta şirketlerinin 10.6.1985 tarih ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muamele vergisine tabidir.”

Gider Vergileri Kanununun 29. maddesinde hangi işlemlerin BSMV’den istisna olduğu belirlenmiştir. Buna göre istisnaya tabi işlemlerden bazıları şunlardır: - Emeklilik sözleşmeleri, hayat sigortaları ve sağlık sigortaları ile ihracata ait nakliyat sigortalarında sözleşme ve poliçe üzerinden alınan paralar

- Emeklilik yatırım fonlarının sermaye piyasalarında yaptıkları işlemler nedeniyle elde ettikleri paralar
- Banka ve sigorta şirketleri ile emeklilik şirketlerinin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılması sonucu kendi lehlerine kalan paralar
- Mükerrer sigorta muameleleri ve retrosesyon işlemleri dolayısıyla alınan prim, komisyon vesair paralar
- Biçilmemiş veya toplanmamış her türlü tarım mahsulleriyle tarım hayvanları için akdolunan zirai sigortalar dolayısıyla alınan paralar
- Nükleer rizikolara karşı yapılan sigortalar dolayısıyla alınan paralar
- İpotek finansmanı kuruluşlarının, konut finansmanı kuruluşlarının ve konut finansmanı fonlarının, 2499 sayılı SPK Kanunu'nun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanı kapsamında yaptıkları tüm işlemler dolayısıyla lehe alınan paralar

Kanunun 31nci maddesine göre, sigorta şirketleri, iptal ettikleri sigorta muamelelerine ilişkin vergileri (yalnızca iptal tarihinden sonraki döneme ait olan kısmı), iptalin gerçekleştiği dönemde hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisinden indirebilirler. Böylece, iptal edilen BSMV'lerin sonraki dönemlerde indirimine imkan tanınmaktadır. Bir sonraki dönemde indirilemeyen vergiler, daha sonraki dönemlerin beyannamelerinde indirim konusu yapılabilir

Kanunun 47. maddesine göre, sigorta şirketlerinin bir ay içerisindeki vergiye tabi işlemlerini, 46. maddede belirtilen bilgilerin yer aldığı beyanname ile izleyen ayın 15. günü akşamına kadar işlemlerin yapıldığı yer vergi dairesine beyan etmeleri gerekmektedir. Şirketler, çeşitli vergi dairelerinin bulunduğu yerlerdeki işlemleri için ayrı ayrı vergi beyannameleri vermelidir. Herhangi bir vergi döneminde vergilendirilecek işlem yapmamış olan yükümlüler de beyanname vermek zorundadır.

BSMV’nin nispeti Kanunda % 15 olarak belirtilmiş olup, Bakanlar Kurulu bu oranını % 1’e kadar indirmeye ve % 15 oranını aşmamak üzere yeniden tespite yetkilidir. Bakanlar Kurulu kendisine tanınan bu yetkiyi en son 16.8.1991 tarih ve 20962 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12.8.1991 tarih ve 91/2072 sayılı kararıyla kullanmış ve BSMV genel oranını % 5 olarak belirlemiştir.

Yangın Sigorta Vergisi (YSV)

Yangın Sigorta Vergisiyle ilgili hükümler, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 5. Bölümünde düzenlenmiştir. Kanunun 40. maddesine göre “belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki menkul ve gayrimenkul mallar için yapılan yangın sigortaları dolayısıyla alınan primler Yangın Sigorta Vergisi’ne tabidir.” Verginin mükellefi sigorta şirketleridir.

Yangın Sigorta Vergisi’nin matrahı, yapılan yangın sigorta muameleleri nedeniyle alınan primlerin tutarı olup, tespit olunan matrah üzerinden ödenecek Yangın Sigorta Vergisi nispeti % 10’dur.

Sigorta şirketleri, bir ay içindeki Yangın Sigorta Vergisi’ne tabi muamelelerini izleyen ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı oldukları belediyeye bir beyanname ile bildirmeye ve tarh edilen Yangın Sigorta Vergileri’ni aynı sürede ödemeye mecburdur.

Katma Değer Vergisi – KDV (muaf)

Katma değer Vergisi Kanunu’nun “Altıncı Bölümünün” 17. Maddesinin 4-e bendinde Banka ve Sigorta muameleleri Vergisi kapsamına giren işlemler ile sigorta acente ve prodüktörlerinin sigorta muamelelerine yönelik işlemleri Katma Değer Vergisinden istisna edilmiştir.

Ancak, sigorta acente ve prodüktörlerinin sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerinin yanı sıra başka işlemlerinin de bulunması halinde, söz konusu işlemleri dolayısıyla KDV hesaplanmakta ve beyanname verilmekte, fakat sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri beyannameye dahil edilmemektedir.

Diğer taraftan, reasürans işlemleri nedeniyle reasürans şirketlerine aktarılan primler, sigorta şirketince sigortalıdan alındığı sırada vergilendirilmiş bulunduğundan, prim aktarma işlemleri ayrıca katma değer vergisine tabi değildir.

Damga Vergisi (muaf)

488 Sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli II sayılı tabloda, damga vergisinden istisna edilen kağıtlar düzenlenmiştir. Tablonun ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar başlıklı IV. bölümünün 5. maddesinde “sigorta mukavelenameleri, sigorta ücretine ait makbuzlar ve sigortanın tecdit ve temdidi ile temin olunan meblağın tezyidi halinde verilen beyanname ve avönanlar” sayılmıştır. Ayrıca V-Kurumlarla ilgili kağıtlar başlıklı bölümün 21. maddesinde şirketlerle ilgili istisna hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, sigorta işlemleri damga vergisinden istisna tutulmuş bulunmaktadır

Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu

Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu, 19.07.1998 tarih ve 23407 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu Yönetmeliği ile oluşturulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun değişik 91inci maddesine göre tahsil edilen % 5 Mali Sorumluluk Sigortası payı bu fona aktarılır.

Güvence Hesabı

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14üncü maddesiyle oluşturulan Güvence Hesabı, 26.7.2007 tarih ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan " Güvence Hesabı Yönetmeliği" ile düzenlenmiştir. Buna göre Hesabın gelirleri şunlardır: - Her yıl sigorta şirketlerinin zorunlu sigortalar için tahsil ettikleri toplam safi primlerin yüzde 1'i

- Her yıl sigorta şirketlerinin Yeşil Kart Sigortaları için tahsil ettikleri toplam safi primlerin binde 5'i
- Zorunlu sigorta yaptıranların safi primlerinin yüzde 2'si oranında sigorta şirketine ayrıca ödeyecekleri katılma payları
- Yeşil Kart Sigortası yaptıranlarınsafi primlerinin binde 5'i oranında sigorta şirketine ayrıca ödeyecekleri katılma payları